Kurultaydan meclise

2014-04-10 11:43:00

KURULTAYDAN MECLİSE

          7. sınıf örgencisi hakana,ögretmeni şöyle demiş:“hakan,isminin anlamı nedir?bu isim nereden gelmektedir?”diye.hakan da  araştırıp,ögrenip söyleyecegim demiş.başlamış araştırmaya.araştırınca orta asyadaki türk devletlerindeki hükümdarlara verilen bir unvan oldugunu ögrenmiş.bu hakan etrafındaki insanlara “bana hükümdar olma yetkisini tanrı vermiştir”diyormuş . Bu anlayışa da KUT anlayışı demişler. Bizim küçük hakan kendi kendine” hükümdarlar gücünü tanrıdan aldıklarını söyleyip egemenliklerini(güçlerini) saglamlaştırmışlar”demiş.

           Küçük hakanın merakı artmış,başka neler olmuş acaba diye. KURULTAY denilen bir sözcükle karşılaşmış.sonra bakmış ki kurultay devlet işlerinin görüşüldügü hükümdarın başkanlıgında  halkın da katıldıgı bir meclis. Küçük hakan”nasıl oluyorda devleti hem hakan denilen bir hükümdar yönetecek hem de devletin sorunlarını görüşmek için halkın katıldıgı bir meclis kuruluyor?meclis var ise halkın görüşlerine önem veriliyormuş”dedi.

           Sonra baktı ki hükümdar ölünce onun yerine çocuklarından  biri geçiyormuş. Buna da SALTANAT sistemi diyorlarmış. Küçük hakan şöyle düşündü “hükümdarın birden fazla çocugu varsa ne oluyordu acaba?” hemen cevabı da buldu “bunlar hükümdar olmak için taht kavgalarına girişecek ,en güçlü olan hükümdar olacaktı” diye. Küçük hakan yeni şeyler ögrendikçe ögrenme istegi artıyor. Türklerdeki yönetim ve egemenlik  anlayışını daha da merak ediyordu. Araştırmalarına devam etti.

          Çok sevdigi Osmanlı devletinde DİVAN denilen bir meclisle karşılaştı. Bu mecliste devletin her tütlü sorunları halkın da görüşleri alınarak çözümlenmeye çalışıyorlardı. Ancak alınan kararların uygulanması için padişahın son sözü çok önemliydi. Son sözün oadişaha ait olması küçük hakanın moralini bomuştu. Kendi kendine”son sözü padişah söylüyorsa o zaman bu meclis bir danışma meclisi oluyordu” diye. Moral bozuklugu içinde araştırmalarına devam ederken birden çok sevindirici bir bilgiye ulaştı. Osmanlı devletindeki demokratik ilk hareket olan TANZİMAT FERMANI ile karşılaştı. Bu ferman ile padişah kanun üstünlügünü kabul ediyordu. Halk daha özgür ve daha eşit bir konuma kavuşmuştu.

           Morali düzelmiş bir halde MEŞRUTİYET sözcügüyle karşılaştı. Meşrutiyet ile kanun-i esasi adlı Osmanlının ilk anayasası yapılmıştı. En önemlisi halk artık yönetime katılmıştı. Küçük hakan “halk nasıl yönetime katılıyor?”diye düşündü. Ülkeyi padişah yönetiyor halk nasıl onun yanında yönetime katılıyor diye düşünürken”olsa olsa meclis vardır”dedi. Dedigi dogruydu çünkü meşrutiyette mebusan meclisi vardı ve bu meclisteki milletvekillerini halk seçiyordu. Bu şekikde bir tarafta padişah diger tarafta halkın seçtigi bir meclis vardı böylece ülke yönetiliyordu. Keşke sadece meclis olsaydı derken çok önemli bir bilgiye ulaştı.

           Atatürk 23 nisan 1920 yılında TBMM yi açmış ve milli egemenlik ilkesini ülkemizde yerleştirmenin ilk adımını atmış. Daha sonra saltanatı kaldırıp 29 ekim 1923 yılında cumhuriyeti ilan edip ülke yönetimini ve egemenligi tamamen türk halkına vermiştir. Türk halkı yönetime tam anlamıyla hakim olmuş.

            Küçük hakan isminin anlamını bulmak için çıktıgı yolculukta çok önemli bilgilere ulaşmış türk devletlerinin yönetim ve egemenlik anlayışlarını ögrenmişti. Ertesi gün bu bilgileri ögretmeni ile paylaşmış ve ögretmeninden çok büyük övgüler almıştı.

                                                                               

                                                     SORULAR

       1-kurultayda kararlar nasıl alınıyor?

       2-divan ile kurultay arasındaki benzerlik ve farklılıklar ne olabilr?

       3-meşrutiyet ile halk nasıl yönetime katılmıştır?

       4-halkın en fazla ön planda oldugu sistem hangisidir?

       5-tanzimat fermanının en büyük kazancı ne olmuştur?

0
0
0
Yorum Yaz