İslamiyetin Doğuşu ve Yayılışı

İSLAMİYET`TİN DOĞUŞU SIRASINDA DÜNYANIN GENEL DURUMU

    

>      İslamiyet`ten Önce ARABİSTAN`ın Durumu

  Arabistan; Asya`nın güneybatısında bulunan bir yarımadadır. Kızıldeniz ve Basra Körfezi arasında yer alır. Yarımadayı çevreleyen dağlar arasında özellikle iç kesimlerde uçsuz bucaksız uzanan çöller vardır.

*İklim koşullarının yetersiz olması bu bölgede önemli uygarlıkların yaratılmasını engellemiştir.

>      Siyasi Durum ve Halk:

1.Araplar Sami ırkına mensuptular,

2.Arabistanda yaşayanlar halkı iki grupta incelemek mümkündür;

*Güney Araplar: Yemenliler olup genellikle yerleşik bir hayatı benimsemişlerdir.

*Kuzey Araplar: Arabistan`ın kuzey bölgesinde daha çok göçebe (bedevi) bir hayat sürmekteydiler.

1)Tarih içinde Yemen`de Main Devleti, Seba devleti ve Himyeriler devleti kurulmuştur.

2)Kuzey Arabistan`da Nebatiler, Tedmürlüler ve Gassaniler devleti kurulmuştur.

3)İslam tarihi bakımından son derece  önemli bir yer olan Hicaz bölgesinde ise bir devlet yok idi.

4)Hicaz bölgesinin iki önemli şehri Mekke ve Yesrip (daha sonraki adı Medine) idi.

5)Mekke`de Kureyş kabilesi hâkim idi.

6)Mekke gerek ticaret yollarının keşiştiği bir yerde olması gerekse Kâbe`yi ziyarete gelen Araplar sayesinde önemli bir ticaret ve din merkezi duruma geldi.

7)Bu arada İran, Habeşistan, Yemen ve Bizans ilede ticaret yapılıyordu.

8)Medine ise daha çok tarım sehriydi. Burada  Araplar ve Yahudiler birlikte yaşıyordu.

Din ve İnanış:

    Arabistan`da yaygın olarak putperestlik vardır. Büyük putlar Kâbe`de bulunurdu. Putlar ziyaret edilir, kurban kesilir, panayırlar düzenlenirdi. Bu  sayede Mekke önemli bir iktisadi güce sahip olmuştu. Hicaz`da tek tanrı inancına sahip hanife denilen insanlar vardı. Yahudilik ve Hristiyanlık da Araplar tarafından biliniyordu.

**__! Mekke`de Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail`in Allah`ın emri üzerine inşa ettikleri “Kâbe” bulunmaktadır.

    

 ASYA  (siyasi durum)

Bizans İmparatorluğu (395,1453)

Kavimler Göçü sonucunda Roman İmparatorluğu, büyük karışıklıklar içinde kalmış ve  eski gücünün büyük ölçüde kaybetmişti. Bunun sonucu olarak 395 yılında Batı ve Doğu Roman İmparatorlukları olraka ikiye ayrıldı. Batı Roma İmparatorluğu`nun başkenti eskiden olduğu gibi Roma, Doğu Roma İmparatorluğunun başkenti ise Bizans (İstanbul) oldu. İslamiyet`in doğuşu sırasında Bizans`ın başında bulunan Herakleios,Kartaca valisinin oğlu idi.Donanmayla İstanbul`a gelerek  İmparatorluğu ele geçiren Herakleios Roma tarihinin en güç ve en karanlık devrinde görev başına gelmişti.Bizans İmparatorluğu daha sonraki yıllarda Sasanîlerin,Slâvların,Avarların ve Hunların saldırılarına uğradı.VII.yüzyılda  Müslümanlar,bir yadan Bizans`ı kuşatırken,diğer yandan Süriye,Filistin,Mısır,Kuzey Afrika,Müslümanların  eline geçti.1017 Malazgirt Savaşında ağır yenilgiye uğrayan Bizans,kısa zamanda  Anadolu`nun büyük bir kısmını kaybetti.29 Mayıs 1453`te  Osmanlı Padişahı F.Sultan Mehmet,İstanbul`u fethederek Bizans İmpaaratorluğu`na son verdi.

 

Sasaniler (224-651)

   Miladi III. yüzyılın başlarında İran`da Partlar hâkimdir. İran`da Part imparatorluğu zayıflamasında Sasan`ın oğlu Bebek, 224 yılında bağımsızlığını ilan etti. Bebek`in oğlu Ardeşir,Partları yenerek başkentleri Medain`i  ele geçirdi.Sasaniler en güçlü dönemlerini, I. Hüsrev zamanında yaşadılar.Sasaniler, Batı Göktürk Yabgusu İstemi ile anlaşarak, Akhunlar  devletine son verdiler.İpek Yolu`nu kapatmaları,Sasanilerin,Göktürklerle aralarının açılmasına neden oldu.Göktürkler, Sasanilere karşı Bizans ile ittifak yaptılar.Sasaniler, Göktürklerin ve Bizanslıların saldırıları sonucu iyice yıprandılar.Hz. Ebubekir döneminde başlayan Müslüman Arap ordularının İran seferleri,Sasanilerin çıkışını hızlandırdı. Hz. Ömer zamanında kazanılan Kadisiye (635) ve Nihavend (642) savaşlarında Sasaniler ağır yenilgiye uğradılar. Horosan taraflarına kaçarak mücadeleyi sürdürmek isteyen III. Zeydcerd`in 651`de öldürülmesiyle, Sasani Develeti sona erdi.

 

Göktürkler

   Çin`in siyasi faaliyetleri sonucu Göktürk Devleti 582 yılında doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrıldı.Her iki Göktürk devleti daha sonra meydana gelen olaylar sonucu  Çin hakimiyetine girdiler.552`de Bumin Kaan tarafından kuruldu.İslamiyetin ortaya çıktığı ve yayılmaya başladığı dönemde Göktürkler, Asya`da önemli bir siyasi güç olmaktan çıkmışlar ve Çin hakimiyeti altında girmiş bulunuyorlardı.

 

Hindistan

   XI.yüzyılın ikinci yarısından itibaren Hindistan <<Raca>> ünvanıyla anılan birçok prensler tarafından idare edilmeye başladı.Hindistan`ın İlk Çağdan beri istilalara uğraması, bu ülkede siyasi birliğin kurulmasına imkan vermemişti.Hint halkı arasında bir kaynaşmanın olmayışının  en önemli sebebi “Kast Sistemi” idi.Buna göre Hint halkı çeşitli sınıflara ayrılmıştı. Bu sınıflar şunlardı: Brahmanlar, askerler ve asilller, vaysiyaler (tüccarlar, çiftçiler) ,südralar (işçiler). Hindistan`da  ilk siyasi birliği sağlayan  Guptalar (320-550) oldu.

   VI. yüzyılınn sonunda başkent Thanesar olmak üzere bir krallık kuruldu.  Böylece Thanesar hanedanı ortaya çıktı.605`te on altı yaşında Harşa başa geçmişti. O tahta çıktığı sırada ülke karışıklık içindeydi. Harşa ilk olarak çeşitli bölgeleri kontrolü altına almak istedi. Bunun içinde harekete geçti ve 620`de mahalli prensleri mağlup ederek hemen hemen bütün Kuzey Hindistan`a hakim oldu.

   İslamiyetin doğuşu  sırasında siyasi birliğin bulunmadığı Hindistan Nepallilerin ve Tibetlilerin saldırılarına uğramaktaydı.

 

  Çin

   İslamiyetin doğduğu yıllarda Çin`de siyasi birlik, Sui ve Tı_ang Hanedanları (589-906) tarafından sağlanmış durumdaydı. Çin`de  üç yüz yıllık mücadele ve parçalanma döneminden sonra Sui hanedanı birliği yeniden kurdu. Bu hanedanın yönetimi sırasında Çinlilerin Göktürkler ile münasebetleri oldu.Daha sonra Çin`de   patlak veren iç savaşta  Sui hanedanının yönetimi sona erdi. Tı_anglar öteki rakiplerini yenerek Çin tahtına çıktılar.Çin, bu dönemde çeşitli yollarla Göktürkleri ikiye bölmüş ve 630`da hakimiyeti altına almıştı.Orta Asya`da tek güç haline gelen Çin, yayılması sonucunda Çin sınırları İran`da Kore`ye Moğolistan`dan Güneydoğu Asya`ya kadar genişlemiş durumdaydı.

 

Japonya

   İslamiyetin doğuşu sırasında Japonya `da Yamato aileleri hakimdi.Soga ailesi 587 tarihinde Yamato içinde üstünlüğü elde etti.Nitekim 592`de bu ailenin başına bir kadın yönetici Suiko getirildi.Aynı zamanda onun yeğeni Shotuku Taishi Naip olarak görev yapmaya başladı.O, yıllarca Kore üzerinde kaybedilen Jopan nüfusunun tekrar elde edilmesi için çalıştı.Bu maksatla oraya seferler düzenlendi.Ayrıca askeri siyaseti terk ederek, Çin İmparatorluğu ile doğrudan temas kurdu. (607) Shotuku 622`de öldü.

                                      

           Din  ve

           İnanış

 

    

   Büyük dinlerin ana yurdu olan Asya`da İslamiyetin doğuşu ve yayılması sırasında Hristiyanlık, Musevilik, Zerdüşt, Hindu, Mani dinleri bulunmaktaydı.

   Zerdüşt dini M.Ö VII. Yüzyılda  İran`da  ortaya çıktı. En büyük tanrısı Ahuramaz idi.

*Bizans`ta; Hristiyanlığın Ortodoks mezhebi yaygındı. Bizans`taki patrik, aynı zamanda  tüm ortodoksların dini lideri haline gelmişti. Bizans İmparatorluğu Ortodoksluğu resmi devlet haline getirerek siyasi amaçlarıyla birleştirdiler.

*Sasanilerin egemen olduğu İran`da halkın çoğunluğu Zerdüşt dinine mensuptu. Bu dinin esası iyilikle kötülüğün mücadelesiydi. İyilik tanrısının adı Ahuramaz da (Hürmüz) ,kötülük tanrısının adı Angramanyu (Ehrimen) idi. İranlılar inanışına göre  bu iki Tanrı arasında   devamlı savaş vardı. İyi bir iki her zaman  Ahuramazda`nın yanında yer almalı ve kötülüklere karşı savaşmalıydı. İranlılar, Tanrıları Ahuramazda ateş yakarak tapıyorlardı. Bu  ateşlerin yandığı  yere “Ateş gede” denir ve Ateş hiçbir zaman söndüremezdi. Ancak bu ateş

Yorum Yaz